TERCİHLİ TİCARET REJİMLERİ SORU 134: AB'nin tercihli ticaret rejimleri nelerdir? SORU 135: TARIC nedir? SORU 136: Türkiye neden AB'nin tercihli rejimini üstlenmek durumundadır? SORU 137: Türkiye AB'nin üçüncü ülkelerle arasındaki tercihli anlaşmaları üstlenmesinin sakıncaları nelerdir ? SORU 140: Yeni GSP Rejiminin temel özellikleri nedir ? SORU 141: AB'nin tek taraflı ve anlaşmalara dayalı tercihli rejimleri nelerdir ? SORU 142: Türkiye
AB'nin tercihli sistemine nasıl uyum sağlayacaktır ?
CEVAP: Avrupa Birliği teorik olarak, üçüncü ülkelerden ithalatta
Ortak Gümrük Tarifesi hadleri uygulamaktadır. Ancak, bugüne kadar imzalamış
olduğu gümrük vergisi tavizi içeren anlaşmalar (EFTA, Macaristan, Polonya,
Çek Cumhuriyeti vb. ülkeler ile Serbest Ticaret Anlaşmaları, Avrupa Ekonomik
Alanı Anlaşması, LOME, ikili tercihli ticaret anlaşmaları) ve GSP kapsamında
tek taraflı olarak verilen tavizler nedeniyle, AB ithalatının önemli bir
bölümü OGT hadlerinin çok altında vergilerle veya muaf olarak gerçekleştirilmektedir.
Sözkonusu tercihli rejim çerçevesinde Topluluğun uyguladığı oranlar ayrıntılı
olarak TARIC (Integrated Tariff of European Community)'de yer almaktadır.
CEVAP:
TARIC (Integrated Tariff of European Communities) olarak da isimlendirilen
"Topluluğun Bütünleştirilmiş Gümrük Tarifesi", Topluluğun mal
bazında üçüncü ülkelere karşı uygulamakta olduğu rejimi göstermektedir.
Buna göre, sözkonusu cetvelden Topluluğun üçüncü ülkelere karşı uygulamakta
olduğu tarife kotalarını, ihracat kısıtlamalarını, ihracat yasaklamalarını,
ithalat yasaklarını, kısıtlamalarını v.b. uygulamalarını ürün bazında
görmek mümkündür. CEVAP: Türkiye ile Topluluk arasında 1.1.1996 itibariyle yürürlüğe giren Gümrük Birliğinin düzgün işlemesini teminen Türkiye Topluluğun Ortak Ticaret Politikalarına uymak durumundadır. Esasen, gümrük kontrollerinden arındırılmış serbest dolaşımın sağlanması, ancak, tarafların tam uyumlu tercihli ticaret rejimine sahip olmaları ile mümkündür. Bu çerçevede, 6 Mart 1995 tarihli Ortaklık
Konseyi Kararı'nda, Türkiye'nin beş yıl içinde AB'nin üçüncü ülkelerle
yaptığı tercihli anlaşmaları üstlenmesi öngörülmüştür. CEVAP: Türkiye ile AB arasında 1.1.1996 itibariyle tesis edilen Gümrük Birliği ertesinde taraflar arasında sanayi ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılacağı, üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi hadlerinin uygulanacağı ve bu hadlerden vergisi tahsil edilmiş olan malların serbest dolaşıma gireceği ve dolayısıyla taraflar arasında menşe kurallarının işletilmeyeceği karara bağlanmıştır. Keza, OGT'nin üstlenilmesinin ötesinde, tüm tercihli rejimlerin de üstlenilmesi de öngörülmektedir. Esasen bu yükümlülükler, Gümrük Birliklerinin iyi işlemesi bakımından ön koşullar olup, GATT'ın XXIV'üncü maddesi de açıklıkla zikredilmektedir. Diğer taraftan, taraflardan birisinin
diğerine göre daha avantajlı gümrük vergileri uyguluyor olması, mal ticaretinde
trafik sapması ihtimalini gündeme getirecek ve bu durumun önlenebilmesi
için, taraflar arasındaki ticaretin sıkı kontrolu gerekecektir. Bu durum
ise, Gümrük Birliğinin temel ilkeleri ile çelişmektedir.
CEVAP: Sözkonusu malın Türkiye'ye ithalinde uygulanacak vergi,
AB'nin uyguladığı tercihli verginin % 5 puan üzerinde ise, AB bu malın
Türkiye'ye ihracatında, aradaki fark kadar telafi edici vergi uygulamak
durumundadır. CEVAP: Gelişmiş Ülkelerin, Gelişme Yolundaki Ülkelere (GYÜ) sağlayacakları tek taraflı tavizlerle bu ülkelerin Dünya Ticaretinden aldıkları payın arttırılmasını hedefleyen Genelleştirilmiş Preferanslar Sistemi, GATT/DTÖ'nün kuralları çerçevesinde (enabling clause) kapsamında uygulanmaktadır. İlk olarak 1971 yılında AB tarafından başlatılan GSP uygulamasının temel amacı gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaret sistemine entegrasyonunun sağlanması ve bu ülkelerin pazara giriş koşullarının geliştirilmesi, ihracat gelirlerinin arttırılması ve ekonomik büyümelerinin hızlandırılmasıdır. AB, sanayi ürünleri için, 1995 yılında yeni GSP Rejimini yürürlüğe koymuştur. 4 yıllık bir süre için uygulanacak olan (1 Ocak 1995- 31 Aralık 1998) yeni rejimin kapsamında, bazı temel ürünler (primary products) ile 93'ncü Fasıl kapsamındaki silah ve mühimmatlar dışında, 25-97 Fasıllar arasındaki sanayi ürünleri yer almaktadır. GSP uygulamasından yararlanacak ülkeler, Gelişme Yolundaki Ülkeler ile UNCTAD tarafından belirlenen ve gelir düzeyleri çok düşük olan En Az Gelişmiş Ülkelerdir. AB tarafından GSP kapsamındaki tercihli rejim, En Az Gelişmiş Ülkeler için uygulanan gümrük vergilerinin tamamen askıya alınmasını, Gelişme Yolundaki Ülkelere ise, ürünlerin hassasiyetine göre 4 farklı kategori içerisinde değişik tercih marjları uygulanmasını öngörmektedir. Tarım ürünlerindeki yeni rejim üzerindeki çalışmalar ise devam ettirilmektedir. Bu ürünlerdeki mevcut sistem içerisinde, sanayi ürünlerine göre dar kapsamlı bir tercihli rejim uygulanmaktadır. Ürün Grupları Uygulanacak Tercihli Oran Çok Hassas Ürünler Ortak Gümrük Tarifesi'nin % 85'i Hassas Ürünler Ortak Gümrük Tarifesi'nin % 70'i Yarı-Hassas Ürünler Ortak Gümrük Tarifesi'nin % 35'i Hassas Olmayan Ürünler OGT tamamen askıya alınacak SORU 140: Yeni GSP Rejiminin temel özellikleri nedir ? CEVAP: AB tarafından 1995 yılında yeni GSP rejimine getirilen yeniliklerden en önemlileri tarife modülasyonu ve graduation (ülkelerin GSP kapsamı dışına çıkarılması) mekanizmasıdır. Tarife modülasyonu, daha önce hassas ürünler için uygulanmakta olan tarife tavanı ve kotalara bağlı tercihli rejimin tarife tavizi esasına dönüştürülmesi, Graduation Mekanizması ise, gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak veya belirli sektörlerde uzmanlaşan ve bu sektörlerde yüksek ihracat performansı gösteren bazı ülkelerin, uzmanlaştıkları bu sektörlerde GSP kapsamı dışına çıkarılmasını öngörmektedir. SORU 141: AB'nin tek taraflı ve anlaşmalara dayalı tercihli rejimleri nelerdir ? CEVAP: AB tarafından otonom ve anlaşmalara dayalı olarak tercihli rejim uygulaması yapılmaktadır. Ancak, AB'nin tercihli sistemi dinamik bir yapı arz etmektedir. Bu çerçevede, Topluluk yeni anlaşmalar yapmakta, mevcut anlaşmaların ise yapısı değiştirebilmektedir. Örneğin, Türkiye ile AB arasında 1/95 sayılı Kararın imzalanması üzerinden bir yıl geçmemesine rağmen, AB-Baltık Ülkeleri ve AB-İsrail Serbest Ticaret Alanı Anlaşmaları, yapı değiştirerek, Ortaklık Anlaşmaları halini almıştır. Yine Ortaklık ilişkisi perspektifinde, Tunus ve Fas ile görüşmeler tamamlanmış olup, Mısır ile de devam ettirilmektedir. Ayrıca, AB ile ABD arasında serbest ticaret alanına ilişkin araştırıcı görüşmeler devam etmektedir. AB ile MERCOSUR ülkeleri arasında Bölgelerarası İşbirliği Anlaşması akdedilmesine yönelik Konsey Kararı önerisi kabul edilmiş bulunmaktadır. SORU 142: Türkiye AB'nin tercihli sistemine nasıl uyum sağlıyacaktır ? CEVAP: Türkiye, 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı kapsamında, 1996 yılından itibaren 5 yıllık bir süreç içerisinde AB'nin otonom ve imzaladığı anlaşmalar çerçevesinde uyguladığı tercihli rejimini - TARIC Rejimi - üstlenecektir. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararının 10 sayılı Ekinde bu düzenlemeler gösterilmektedir. Diğer taraftan Karar'ın 16 maddesine ilişkin deklarasyonda ise, Türkiye açısından üstlenilmesinde öncelik verilecek AB ile bazı üçüncü ülkeler arasında aktedilmiş tercihli ticaret anlaşmalarına atıfta bulunulmaktadır. Tabloda, ülkemizin öncelikli olarak tercihli anlaşma yapmayı düşündüğü ülkeler ve bu ülkelerle bir tercihli anlaşma imzalanabilmesine dönük olarak yürütülen hazırlıkların hangi aşamada olduğu gösterilmektedir. Deklarasyonda öncelikli olduğu belirtilen anlaşmalara, Slovenya ve Malta da ilave edilmiştir. Türkiye'nin bu yöndeki girişimlerinin ilk adımı 16 Mart 1991 tarihinde Türkiye ile EFTA devletleri arasında imzalanan STA ile atılmış bulunmaktadır. Bu Anlaşmanın hükümleri çerçevesinde Türkiye, EFTA ülkeleri kaynaklı ve Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında yer alan ürünlere, Topluluk kaynaklı ürünlere uyguladığı tercihli rejimi tatbik etmektedir. |